www.diziturk.yetkinforum.net

Yabancı Dizi İzle,oyun indir,oyun inceleme,müzik dinle,film izle
 
AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Batman: Arkham Asylum Pc

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Level 8
Level 8
avatar

Mesaj Sayısı : 244
Reputation : 1
Kayıt tarihi : 05/10/09
Yaş : 22
Nerden : iZMİRDEN

MesajKonu: Batman: Arkham Asylum Pc   Paz Ara. 13, 2009 11:54 am

Yapım Rocksteady Games | Dağıtım Eidos Interactive | Tür Aksiyon | Diğer Platformlar PS3 Xbox 360

Çizgi roman kahramanları... Onları hala bu sıfatla anıyoruz; ancak bu tayfanın en gözde olanları için artık bir değişim söz konusu. Onlar hala birer “kahraman”, bu bir gerçek. Her birinin “roman” olabilecek derin bir öyküsü var ki bu da bir gerçek. Olayın “çizgi” tarafıysa artık hafif kalkmaya başladı kanımca. Bu yüzden olsa gerek, bir zaman sonra onlara “süper kahraman” sıfatı layık görüldü. Olayın bu boyuta gelmesindeki en büyük etkense sinema dünyasıydı elbette ki bir dönem sonra bu boyutu oyun dünyası da destekledi. Aslında tam bu noktada ilginç bir tezat çıkıyor karşımıza. Şöyle ki süper kahramanları “çizgi” boyutunun dışına çıkaran asıl tarafın -sinema dünyasından ziyade- oyun dünyası olması gerekmiyor mu? Hikayeleri, vasıfları ve halihazırda varolan her şeyleri ile bu kahramanlar, oyun dünyası için biçilmiş birer kaftan değil midir? Peki buna rağmen oyun dünyasında bu kahramanların kaçını, kaç defa vasatın üzerinde gördük? “Hiç!” diye sert bir cevabı olurdu bu sorunun ama artık bu anlamda başarılı yapımlar görmeye başladık neyse ki. Lafın kısası, oyun dünyası artık süper kahramanları ciddiye almaya başlıyor sanki. Batman: Arkham Asylum da bu ciddiyetin bir göstergesi olarak tüm asaletiyle karşımızda duruyor diyebilirim.
Yarasa adam ve sırıtkan düşmanı...

Batman’in karanlık dünyasına konuk olduğunuz zaman birçok marjinal karakterle karşılaşırsınız. Bu karakterlerin en marjinal olanıysa şüphesiz ki Joker’dir. Üstelik Joker, -olağanüstü vasıflara sahip olmamasına rağmen- Batman’in en azılı düşmanıdır. “Adamı gülmekten öldürür!” deyimi, işin içinde Joker olduğunda deyim olmaktan çıkar. Batman defalarca enselemiştir Joker’i ama Joker’in hiçbir zaman akıllanmaya niyeti olmamıştır ki onda zaten akıl namına bir şey de yoktur. İşte BAA, bu aşina olduğumuz ve tadını özlediğimiz çekişmeyi, yani Batman vs Joker çekişmesini konu alıyor. Batman, Joker’i bir kez daha enseledikten sonra, psikopatlık seviyesine erişmiş olan suçlu tayfasının tedavi altınaalındığı Arkham Asylum’a teslim etmek üzere yola çıkıyor. Teslimat gerçekleşiyor ama Batman rahatlamıyor; çünkü Joker’in neredeyse hiç mücadele göstermeden teslim olduğunu düşünüyor. Sonunda olan oluyor ve gardiyanların ellerinden kurtulan Joker, daha önceden organize ettiği planı su yüzüne çıkarıyor. Batman de haliyle bir kez daha Joker’in peşine takılıyor ve eski çizgi romanların bizlere yaşattığı o tatlı heyecanı içeren bu hikayenin derinlerine inmeye başlıyoruz.



Şunu söylemeliyim ki BAA, titiz bir çalışmanın ürünü olarak karşımızda duruyor ve bunun için yapımcı firmayı gerçekten tebrik etmek lazım. Oyunun grafikleri teknolojinin sınırlarına dayanmış durumda zaten; yani Unreal Engine 3, BAA için tüm yeteneklerini sergilemiş gibi görünüyor. Eğer BAA’yı maksimum grafik seviyesinde oynayabilirseniz, gözünüz ve gönlünüzle beraber bayram edeceksiniz demektir. Karakter modellemeleri, kaplamalar, ışıklar, yansımalar, gölgeler... Kısacası BAA, bir oyunun grafik kalitesinin, o oyunu nasıl bir sanat eserine dönüştürebileceğinin bir ispatı niteliğini taşıyor. Oyunun bir sanat eseri kıvamında olmasında sadece grafiklerin payı yok elbette ki. Grafik kalitesiyle uyum halinde olan yoğun atmosfer, benzerine sadece kaliteli senaryolarda rastlayabileceğiniz diyaloglar ve hikayenin sıkmayan, yormayan, aksine insanı içine çeken akışı da bu sanatsallığa destek veriyor. Olayın içine Batman ve Joker gibi önemli iki artıyı ve -yine Batman çizgi romanlarından tanıdığımız- Scarecrow gibi marjinal karakterleri dahil etmeye gerek duymuyorum bile. Zaten oyunun öyle bir açılış sahnesi var ki kendinizi bir an bir aksiyon filminin giriş sahnesinde sanıyorsunuz; hatta bu tarz bir çok sahneye oyunun ilerleyen aşamalarında da rastlamanız mümkün. Birçok kişinin BAA’nın bir film oyunu olduğunu sanmalarının sebebi de bu olsa gerek ama hayır, BAA bir film oyunu değil, sadece film gibi bir oyun!
Biraz psikopat pataklayalım!

Batman’i az çok tanıyorsanız, onun doğaüstü güçlere sahip olmayan bir süper kahraman olduğunu da biliyorsunuzdur. Onun için süper kahramanlık, yakın dövüş ustalığından ve üst düzey teknolojik araçlardan ibarettir. BAA’da da Batman’i aynen bu vasıflarla bulacaksınız. Ateşli silah kullanmak, adam öldürmek, kan ve vahşet yok; olan şey sadece düşmanlarınızı saf dışı bırakmak. (Zaten süper kahraman olmanın gereği de bu değil midir?) Evet, Arkham ahalisiyle tekme tokat dövüşmeye hazır olun ve bu kavgalardan ne kadar keyif alabileceğinizi şimdiden düşünmeye başlayın. Şöyle söyleyeyim: Kontrol ettiğiniz karakterin Batman olduğunu iliklerinize kadar hissedeceğiniz dövüş sahnelerine şahit olacaksınız. Üstelik bu dövüşler için fazla kafa yormanıza gerek yok ve yapmanız gereken iki şey var: Karşınıza çıkan psikopatlara Allah ne verdiyse dalmak ve karşı saldırıları engelleyip kontratak yapmak; hepsi bu. “Hepsi bu” diyorum ama olay gözünüzde küçülmesin. Batman’in yakın dövüş konusundaki yeteneğinin ne kadar estetik olabileceğini göreceksiniz. Bu görselliğe farklı kamera açıları da eklenecek ve her kavganın sonunda şevkiniz biraz daha artacak. Gerçi kavga sahnelerindeki bazı grafiksel hataları görünce biraz canınız sıkılabilir ama yine de BAA’nın dövüş sahneleri gerçekten çok eğlenceli.

Silahsız garibanları pataklamak kolay! Peki silah taşıyan manyaklara karşı ne yapacaksınız? Bu adamlara bodoslama dalmak, -Batman’in de söylediği gibi- intihardan başka bir şey olmayacaktır haliyle ama merak etmeyin; çünkü kontrolünüzde yetenekli bir “yarasa” var. Batman’in özel yeteneklerinden biri olan “Detective Mode”, Batman’i bir yarasaya çevirmekle oyuna farklı bir eğlence katıyor. Bu mod sayesinde duvarların arkasındaki düşmanlarınızı bile görebiliyor, böylece her birini rahatlıkla ve teker teker avlayabiliyorsunuz. Avlanırken farklı yollar kullanmaksa serbest. Duvarlardaki şeytan heykellerinden birine kanca fırlattığınızı ve bu heykelden sarkarak aşağıdan geçmekte olan bir mahkumu kıskıvrak yakaladığınızı şöyle bir hayal etmeye çalışın; kulağa hoş geliyor, değil mi? Avlanma konusunda başka seçenekleriniz de var elbette ki. Yine bir heykelden süzülerek gözünüze kestirdiğiniz bir mahkumun tepesine konabilirsiniz. Bu da kesmezse düşmanınızın arkasından sinsice yaklaşabilir ve boğazına yapışabilir, hatta havalandırma boşluklarını dahi kirli emellerinize (?) alet edebilirsiniz. Kısacası bir yarasa olarak nasıl fare avlayacağınıza karar vermek sizin elinizde. Eh, böyle bir oyun yapısıyla birlikte boss kapışmalarının nasıl olacağını da varın siz düşünün.



Bitmedi, bitmiyor...

BAA’nın sadece şimdiye kadar anlattıklarımdan ibaret olması bile yeterli olabilirdi ama -az önce de bahsettiğim gibi- bu oyun titiz bir çalışmanın ürünü; yani her yanı dolu dolu olan bir oyun. Aksiyondan sıkıldığınız anda (Hiç sanmıyorum ama....) devreye oyunun adventure tarafı giriyor. Riddler’ın Batman için özel olarak hazırladığı bulmacaları çözmek ve sağa - sola yerleştirdiği soru işaretlerini bulmak için cebelleşmeye başlıyorsunuz. “Cebelleşmek” diyorum ama yanlış anlaşılmasın. Bunlarla uğraşmak o kadar eğlenceli ki “Hepsini bulmalıyım! Bütün bulmacaları çözmeliyim!” hissiyatına kapılma ihtimaliniz çok yüksek. Çözdüğünüz her bulmaca ve bulduğunuz her soru işareti ise size yeni bir karakter biyografisi gibi hediyeler ve yanında bir miktar tecrübe puanı olarak geri dönüyor. “Tecrübe puanı? Daha neler!” Haklısınız, yani bu kadar da olmaz ki!

Evet, oyunun hemen hemen her yerinden fışkıran tecrübe puanlarını toplayarak Batman’in yeteneklerini katlayabiliyorsunuz. Daha uzun bir kombo zinciri, daha dayanıklı bir Batman, daha etkili bir Batarang... Batarang deyince aklıma şimdi de Batman’in oyuncakları geldi ama bu oyuncakların tadına da oyunu oynarken siz bakın artık; çünkü bu gidişle bu yazı sona ermeyecek. Gördüğünüz gibi, anlatmakla bitmeyen, dopdolu bir oyun var karşınızda. Pek yakında oyun sağanağına yakalanacağımız şu son günlerin tadını BAA ile çıkarmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Artık Batmobil’e atlayıp Arkham’a doğru yol almanın zamanıdır; çünkü Arkham’ın zırdelileri sizi bekliyor ve onları fazla bekletmeseniz iyi edersiniz, benden söylemesi...
Batman’i sevseniz de sevmeseniz de şunu bilin ki BAA tam bir eğlence paketi olmuş. Açıkçası ben bu oyunla bu kadar eğleneceğimi hiç tahmin etmezdim. Üstelik bunca eğlenceye eşlik eden muhteşem bir görsellik söz konusu ki sadece bu görsellik bile görülmeye değer. Bu oyunu kaçırmayın, pişman olmayın...

9,5 www.level.com.tr den alınmıştır.


En son Admin tarafından Salı Ara. 15, 2009 11:14 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://diziturk.yetkinforum.net
Admin
Level 8
Level 8
avatar

Mesaj Sayısı : 244
Reputation : 1
Kayıt tarihi : 05/10/09
Yaş : 22
Nerden : iZMİRDEN

MesajKonu: Geri: Batman: Arkham Asylum Pc   Paz Ara. 13, 2009 11:55 am

arkadaşlar incelemeleri başka sitelerden indiriyorum yazıların sonunda siteyi görebilirsiniz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://diziturk.yetkinforum.net
 
Batman: Arkham Asylum Pc
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
www.diziturk.yetkinforum.net :: Oyun İnceleme,Haber,Rehber :: İnceleme-
Buraya geçin: